2555

Vize meselesi memleket meselesi

Gündemi bizim kadar yoğun olan ülke azdır dünya üzerinde. Hangi konu daha öncelikli, seçmek hayli zor. Seçim sonrası ekonomide olacakları konuşmak gerekir gibi görünse de, Sayın Mehmet Şimşek’e zaman tanıyarak, irrasyonel yaklaşımları rasyonele çevirme konusunu izlemek ve destek vermek yerinde olacaktır diye düşünüyorum.

Yeni bakanlarımız belli oldu, etkili isimlerin yer aldığı bu kabinenin başarılı olması elbette en büyük temennimiz. İleride sıkça konuşacağımız Ticaret Bakanlığı görevine getirilen Sn.Ömer Bolat’ın da gündeminin çok dolu olduğunu ve olacağını, en azından başkanlığını yürüttüğüm Dışyönder olarak bizim ajandamızda kendisine iletilmek üzere bir çok maddenin olduğunu belirtebilirim.

Fakat şu anda ülkemiz için en önemli sorunun başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, batılı ülkeler tarafından ülkemize uygulanan vize sorunu olduğunu belirtmem lazım.

Basında bu problemi gören kişiler nasıl bir durumla karşı karşıya olduğumuzu tam olarak kestiriyorlar mı bilemedim, ancak bilinmeli ki konu yalnızca zannedildiği gibi turizim amaçlı seyahatleri veya yeşil pasaportluları değil, başta ihracatımız olmak üzere pek çok kesimi ilgilendiriyor.

Mesela taşımacılık sektöründe şoförlerimizin de bu durumdan mağdur olmalarının, ülkemizin bu önemli sektörüne ve dolayısıyla dış ticaretimize etkisini çok iyi anlamak gerekiyor.

Sektörün önemli STK’larından olan Utikad yetkililerinin verdiği bir bilgiyi konunun daha iyi anlaşılması için aktarayım: “Dört hafta önce Almanya randevuları kapatılmış, sürücülerin randevuları ertelenmişti, o sorun çözüldü. 10 yıldır şirketlerimizde çalışan sürücülerimize ret almaya başladık ama bu konuda net bir durum maalesef yok.

Bir sürücü için 2 yıl vize gelirken diğer sürücü ret alınabiliyor. Ciddi bir insan kaynağı problemi yaşar iken sürücülere verilen 3 aylık Schengen vizeleri hem maliyetlerimizi artırıyor hem de randevu dönemleri uzun olduğu için araçların belli süre yurtdışına çıkamamasına sebep oluyor. Uzun yol sürücü mesleğini cazip haline getirmemiz gerekirken yeni başlayan adaylara vize alma şansımız çok azalıyor.

 

Bu durum lojistik maliyetleri arttırıyor ve ihracatçımız için küresel rekabette sıkıntı yaratıyor.” Konu sadece bununla sınırlı da değil, örneğin yakın zamanda gerçekleştirilen Münih Lojistik fuarına pek çok firma çalışanı vize alamadığı için gidememiş. Eminim diğer sektör fuarlarında da benzer durum ya yaşanıyor ya da yaşanacak.

Öte yandan komşu Bulgaristan, Schengen vizesi alan şoförlere vizeyi bir Schengen ülkesine giriş çıkış yapmak suretiyle kullanmasını şart koşmaya yani zorluk çıkartmaya başlarken, Yunanistan iş insanlarına dahi 20-25 günün üzerinde vize vermemeye başladı.

Bu noktaya gelinmesine sebep olan konular irdelendiğinde, illegal göçlerin artması ve bilhassa Almanya’ya gitmek üzere çok yüksek oranda vize talebinin yapılmış olması gösterilmekte.

Bilhassa vize müracaatını yapan kişilerin, Türkiye’ye göç sonrası gelmiş kişiler olup olmadığının araştırılmasının da durum üzerinde etkisi olduğu gelen bilgiler arasında. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’ya göre 2022 yılında ret verilen vize müracaat oranı yüzde 15 iken, 2023’te bu oran yüzde 50 civarına yükselmiş.

Sorun, Avrupa ülkelerinin ardından ABD, İngiltere ve Kanada’ya da sıçramış durumda. Pek çok iş insanından ret yanıtlarının arttığı bilgisi kamuoyuna yansırken, en büyük endişemiz bu sorunun Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet gücüne zarar vermesi ve aşındıracak boyutlara ulaşması. Uzayan randevu süreleri ve artan ret dönüşleri şu anda bu problemi net olarak ortaya koymak için yeterli.

Biz hem dış ticaretin tüm paydaşlarından oluşan Dışyönder, hem de üyesi olduğum ve çok seçkin iş insanlarından oluşan CEOP, yani Ceo Platformu derneği olarak konuya dikkat çekmek üzere pek çok girişimi başlattık.

Başta Dışişleri Bakanımız olmak üzere, Ticaret Bakanımız ve Ulaştırma Bakanlarımıza çok ama ivedi şekilde iş düşüyor. Keza ihracatçılarımız ve TİM’in de, tıpkı lojistik dernekleri gibi konuya acilen müdahil olması şart. Aksi halde attığım başlıktaki gibi bir durum olur ve dilim söylemeye varmasa da vize meselesi memleket meselesine hızla dönüşür. Sonra aman ha, söylemedi demeyin.