YAZILAR

G-20
HAKAN ÇINAR  -  14 Temmuz 2017 Cuma 00:00 

G-20

Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Avrupa Birliği Komisyonu’ndan oluşan birliğin adı G20. Bu ülkelerin hepsi, milli gelir açısından dünyanın ilk 31’i içerisinde yer alıyor. Pek çok Avrupa Birliği ülkesi, AB Komisyonu ile birlikte temsil edildikleri için doğrudan G-20’de yer almıyorlar. Kuruluşuna baktığımızda evvela 1976’da G-7’nin kurulduğunu, akabinde Rusya’nın da katılımı ile, isim değiştirmese de 8 ülkeden oluştuğunu, sistemsel açıdan daha çok ülkeye danışılmasının yararlı olacağına kanaat getirerek, 25 Eylül 1999’daki Washington toplantısında ise G-20’ye dönüştüğünü görürüz. Ekonomik büyüklük açısından bakıldığında ise, dünya ekonomisinin yüzde 85’ini oluşturduğunu, ticaretin ise, yüzde 80’inde yer aldığını görürüz. Her yıl düzenli olarak bir araya gelen ve 2015’de de Türkiye’de gerçekleştirilen Liderler Zirvesi, her zamanki sakinliğiyle son buldu.

Ev sahipliğini Almanya’nın yaptığı bu yılki G-20 Liderler Zirvesi’nin kapanışında söz alan Merkel’in zirvede ele alınan konulara ilişkin değerlendirmelerinden bazı satır başlarını alarak birlikte kısa bir değerlendirmesini yapalım isterim. Zirvede elde edilen sonuçlardan memnun olduğunu belirten Merkel, 10 yıl önceki mali ve ekonomik kriz sırasında düzenlenen G20'nin mali piyasalara istikrar getirilmesinde önemli rol oynadığını söylerken, "O dönemde geçerli olan bugün de hala geçerli. Ortak hareket ettiğimizde tek başına hareket etmekten daha çok şey başarabiliriz" dedi. Merkel, ticaret alanında yoğun müzakereler yaşanacağının önceden belli olduğuna işaret ederek, zirveye katılanların korumacılık ve adil olmayan ticaretle mücadelenin gerekliliğini açık şekilde belirttiğini kaydetti. Pazarlar açık kalmalı diyen Merkel, ticaretin uluslararası temel kurallara uygun yapılmasının önemine dikkati çekti. Merkel, Afrika ülkeleriyle iş birliğinin de zirvede görüşüldüğünü anımsatarak, Afrika ülkeleriyle sözleşmeler yapmak istediklerini, böylelikle özel yatırımların daha da merkeze alınacağını söyledi. Önemli konulardan birinin de "iklim ve enerji" olduğunu vurgulayan Merkel, bu konuda tüm liderlerin uzlaşamadığını söyledi. Bundan dolayı, Paris İklim Anlaşması'ndan ayrılacağını açıklayan ABD'nin tutumunun ortak bildiride yer bulduğunu belirten Merkel, "Diğer tüm liderlerin Paris Anlaşması'ndan geri dönüşün olmayacağı konusunda hemfikir olmalarından memnunum" şeklindeki ifadesi ile bildiriyi noktaladı.

Zirvenin önemli olaylarından birisi, ABD Başkanı Donald Trump'ın yerine kızı Ivanka Trump'ın bir süre zirvedeki müzakerede masaya oturması oldu. Belki de Trump, tüm dünyaya, farklı bir lider, farklı bir anlayış mesajını vermek istedi bir kez daha, kim bilir. Zaten geldiği günden beri bunu yansıtmaya çalıştığı hepimizin malumu. Trump bu zirvede ayrıca ilk kez Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de yüz yüze bir görüşme yaptı. Göç problemlerinin de ele alındığı zirvede, bu konuya dair İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni’nin yorumunu önemsemek gerekebilir. İtalya Başbakanı, G-20 Liderler Zirvesi'nin sonuçlarını makul olarak nitelendirirken, göç konusunda ileriye doğru adımlar atıldığını ancak bunları yeterli bulmadıklarını belirtmiş. Almanya’daki sokak gösterileri dışında çok fazla sansasyon doğurmayan bu yılki G-20 Liderler Zirvesi’ne gelecek yıl Arjantin'de, 2019'da Japonya’da, 2020'de de Suudi Arabistan'da devam edilecek.

G-20 zirvesinin asıl amaçlarından bir tanesinin de dünyadaki güçlerin daha dengeli hale getirilmesi ile ticaretin daha fazla hız kazanması olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bu artık günümüzün vazgeçilmez bir gerçeği; kabul etmek gerekir ki, bu tarz zirveler, sonuçlarının takip edilip hayata geçirilmesi halinde son derece yarar sağlayabilecek organizasyonlar. Umarım bu da öyle olur.